Orta Doğu’daki gerilim, yerel bir çatışma boyutunu aşarak küresel bir felaket sinyali vermeye başladı. Arizona Üniversitesi Tarih Profesörü David Gibbs, ABD ve İsrail’in İran’a karşı nükleer silah kullanma ihtimalinin artık "masada" olduğunu iddia etti. Gibbs’e göre, konvansiyonel savaşla netice alamayan Trump yönetimi, nükleer seçeneği "son çare" olarak görebilir.
"Yenilgi Trump İçin Kabul Edilemez"
Profesör Gibbs, ABD’nin son dönemde diplomasiyi tamamen terk ederek İsrail’in agresif askeri doktrinini kopyaladığını belirtti. Gibbs, analizinde şu çarpıcı ifadelere yer verdi:
"ABD, kilit bir bölgede kalıcı bir yenilgiyi kabul etmektense nükleer silahlara başvurabilir. Bu durum sadece Trump için değil, çevresindeki üst düzey askeri kadro için de 'katlanılamaz' bir son olarak görülüyor."
İran’ın Hedefi: Dimona Nükleer Tesisi
Olası bir nükleer çatışmada İran’ın nasıl bir yol izleyeceği de merak konusu. Gibbs, İran’ın İsrail topraklarını "Filistinlilere ait" gördüğü için bu bölgelere doğrudan nükleer saldırı yapmaktan kaçınacağını, ancak hedefinde Dimona Nükleer Üretim Tesisi olacağını öngörüyor. Necef Çölü'nde bulunan bu tesisin vurulması, tüm bölgeyi ölümcül radyoaktif serpinti tehlikesiyle karşı karşıya bırakabilir.
Avrupa Güvenliğini ABD’ye mi Feda Ediyor?
Analizinde Avrupa ülkelerinin tutumunu da eleştiren Gibbs, özellikle yüzyıllardır tarafsız kalan İsveç ve Finlandiya’nın durumuna dikkat çekti. Bu ülkelerin sanayisizleşme riskine rağmen güvenliklerini "güvenilmez" bir Amerika’ya teslim ettiklerini savunan Profesör, bu stratejinin Avrupa için büyük bir güvenlik açığı oluşturduğunu vurguladı.
50 Yılda 38 Milyon Ölüm İddiası
Gibbs, ABD’nin sadece askeri müdahalelerle değil, uyguladığı ağır ekonomik yaptırımlarla da dünyada büyük bir insani yıkıma yol açtığını iddia etti. Profesöre göre, son 50 yılda ABD merkezli yaptırımlar nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı 38 milyonu aşmış durumda.
Sizce Orta Doğu'daki bu gerilim nükleer bir çatışmaya evrilir mi? Yorumlarınızı bekliyoruz!